11. Ulusal Kemik İliği Transplantasyonu ve Hücresel Tedaviler Kongresi Basın Bülteni

11. ULUSAL KEMİK İLİĞİ TRANSPLANTASYONU VE HÜCRESEL TEDAVİLER KONGRESİ

BASIN BİLGİ NOTU
2 MART 2019, ANTALYA

Değerli Basın Mensupları, 

11. Ulusal Kemik İliği Transplantasyonu ve Hücresel Tedaviler Kongremiz, ülkemizde düzenli olarak gerçekleştirilen en büyük organizasyon olması yanında yurt dışındaki benzerleri arasında da en önemli birkaç toplantıdan biri olma özelliğini korumaktadır. Bu kongreyi düzenlemekten, yönetim kurulumuz adına gurur ve mutluluk duyuyoruz. 

Kongremizin adından da anlaşılacağı gibi, aynı zamanda hücresel tedaviler kongresi. Kemik iliği nakliyle birlikte anılmasının en önemli nedeni, kemik iliği naklinin yararlı olduğu gösterilen ilk hücresel tedavi olmasıdır. Günümüzde gelişmekte olan pek çok tedavinin temelini oluşturmakta ya da gelişiminde itici güç olmaktadır. Lösemi hücresini tanımayan bir hücrenin yapısını değiştirerek lösemi hücresini tanır hale gelmesini sağlamasının temelini oluşturur. Bu yöntemin çok farklı uygulamaları vardır. CAR T Hücreler, NKT Hücreler bu yeni tedavi şeklinin başlıca örnekleridir. 
Giderek çoğalan merkez ve nakil sayısı yanında bu alanda gün geçtikçe artan bilgi birikimleri de dikkate alındığında kongremizin önemi daha iyi anlaşılmaktadır. Kongre bilimsel programımız beklendiği gibi bu yıl da son derece zengindi. İki gün boyunca alanlarında uzman ulusal ve uluslararası konuşmacılar bizlerle birlikte oldu.

“Sağlık Otoritesi Oturumu”nda TÜRKÖK’de son durum ve ileri tedavi tıbbi ürünlerine sağlık otoritesi bakışı ve hücresel tedavilere üretici bakışı görüşüldü. Birbirinden değerli konuşmacı ve oturum başkanları ile bilimsel programda transplantasyonu ayrıntılı olarak inceledik ve güncel gelişmelerle birlikte sorunlarımızı tartışıp çözüm yolları aradık.

Bilimsel programda, erişkin ve çocukta kök hücre nakli konuları her yönüyle tartışılıp çok değerli bilim insanları tarafından güncel veriler sunuldu. 15 bilimsel oturumun yer aldığı kongremizde, 4 kurs, 5 sözlü sunu oturumu ve bilimsel alt komite toplantıları yapıldı. Kongremizde 40 oturum başkanı ve 65 konuşmacı görev aldı.

Kongremizin ilk gününe Kök Hücre Nakli/Hücresel Tedavilerde Sorular ve Yanıtlar Kursu ile başladık. 

Ülkemizde 86 aktif kemik iliği nakli merkezi mevcuttur ve bu sayının gelecekte artması beklenmektedir.  Ünitelerin başarısında hekimlerin yanında hemşire ve diğer çalışanların eğitimi önemli rol oynamaktadır. Bu bağlamda bu sene EBMT ile ortak olarak Transplantasyon Koordinatörler Kursu’nun beşincisini düzenledik.

Kongrede ayrıca 11. Kemik İliği Transplantasyon ve Aferez Hemşirelik Eğitim Programı’nı düzenliyoruz. Hemşirelik eğitimine çok büyük önem veren THD kursun hedefine ulaşması ve yurt çapında katılım sağlanabilmesi amacıyla her kemik iliği nakli merkezinden bir hemşirenin kongreye katılımını desteklemiştir. 

Heyecanla hazırladığımız ve keyifle tamamlamak üzere olduğumuz bu güçlü bilimsel programda, siz değerli basın mensuplarını aramızda  görmekten mutluluk duymaktayız.

Saygılarımızla,
Türk Hematoloji Derneği Yönetim Kurulu

TÜRKÖK’DE SON DURUM
TÜRKÖK Kemik İliği Bankası, Türk Kızılayı, Doku Tipleme Laboratuvarı, aferez/ kemik iliği toplama merkezleri, nakil merkezleri arasında iletişimi ve koordinasyonu sağlamaktadır. 
Kemik iliği bağışı da tıpkı organ bağışı gibi, kaynağı başka bir insanda bulunan, yerine koyulacak başka bir alternatifinin bulunmadığı hizmetlerdendir. Bu kök hücreleri başka yerden toplama, temin etme imkânı maalesef yok. Bu durumun farkında olarak, merkezi sağlık otoritesi tarafından organize ve finanse edilmesinin uygun olacağı kararına varılmış ve TÜRKÖK için çalışmalara başlanmıştır. 1 Nisan 2015 tarihinde de resmen faaliyete geçmiştir. Ülkemize Ankara (TRAN) ve İstanbul’da (TRIS) önceden beri faaliyet gösteren diğer 2 merkez de hizmetlerine devam etmektedir. 

Türk Kızılayı’nın bağışçı kazanımına yönelik geçmişten gelen tecrübelerinden faydalanarak, ülkenin her yerine ulaşılabilen, eşleşme oranı yüksek heterojen bir bağışçı havuzuna sahip olmak amaçlanmıştır. Böylece Türk Kızılayı ile bir İşbirliği Protokolü imzalanmış, resmi olarak bağışçı kazanımı iş ve işlemleri yürütülmeye başlanmıştır. İşbirliği protokolünün yürürlüğe girmesinin ardından, 13 ilde Gönüllü Verici Merkezleri (GVM) kurulmuştur.

2019 yılı Şubat ayı itibariyle 470 bin bağışçı sayısına ulaşılmıştır. Bağışçı havuzunun %25,8’i uzun süre sistemde aktif olarak kalacak olan 18 – 25 yaş arası bağışçı adaylarından oluşmaktadır. Bu bağışçılar içerisinden kurulduğu günden bugüne kadar; 2015 yılında 28, 2016 yılında 194, 2017 yılında 318 ve 2018 yılında da 486 olmak üzere toplam 1094 hastaya kemik iliği nakli yapılmıştır.

2018 yılında ülkemizde 780 hastaya akraba dışı bağışçılardan nakil yapılmıştır. Bunların 486’ı TÜRKÖK bağışçılarından yapılmış olup, 294 hasta için yurtdışından kemik iliği getirilmiştir. Ayrıca dünyanın çeşitli ülkelerinde bulunan toplam 10 hasta için de TÜRKÖK bağışçılarından toplanan kemik iliği Almanya, Amerika, İtalya, İngiltere’nin de aralarında bulunduğu ülkelere gönderilmiştir. 

Ülkemizde 86 adet kemik iliği nakil merkezi bulunmaktadır. 2018 yılında bu merkezlerimizin tamamında toplam 4830 kemik iliği nakli yapılmıştır. 

Bu nakillerden: 
2450’si ____________ Otolog nakil (hastanın kendinden kendine) 
1350’si ____________ Akraba içi vericiden tam uyumlu nakil 
780’i ______________ Akraba dışı vericiden tam uyumlu nakil 
250’si _____________ Haploidentik (yarı uyumlu) nakildir. 

 

ALLOJENİK TRANSPLANTASYONDA (BAŞKASINDAN YAPILAN KÖK HÜCRE NAKİLLERİNDE) KÖK HÜCRE KAYNAĞI OLARAK KORDON KANI
Başkasından yapılan kan kök hücre nakilleri (KHN) birçok habis ve selim hastalıkta en önemli tedavi seçeneğini oluşturmaktadır. KHN, kan kanserleri yanında akdeniz anemisi, doğumsal bağışıklık sistemi yetersizlikleri, doğumsal metabolizma hastalıkları gibi geniş bir hasta grubunda önemli bir tedavi seçeneğidir. Aile içi veya aile dışı uyumlu vericisi bulunamayan olgularda kordon kanı (KK), kök hücre kaynağı olarak kullanılmaktadır. Günümüzde, kordon kanı bankalarında yaklaşık 700.000 kordon kanı bulunmaktadır. Bugüne kadar yaklaşık 40.000 kordon kanı nakli yapıldığı ve 25.000 hastanın nakil sonucu iyileştiği tahmin edilmektedir.

Kordon kanı ile yapılan nakillerde daha az komplikasyon görülmekte, nakil için tam uyumlu olması gerekmemektedir. Kordon kanının diğer kök hücre kaynaklarına göre en önemli üstünlüklerinden biri de, bankada kullanıma hazır olmasıdır. Bu durum acil nakil gerektiren hastalar için bir avantaj oluşturmaktadır. Kemik iliğinden veya kandan kök hücre toplama işlemleri sırasında verici ile ilgili oluşabilecek komplikasyonlar da söz konusu değildir. Bununla birlikte, kordon kanı ile yapılan nakillerin tutmama olasılığı daha yüksektir. 
Kordon kanının en başta gelen dezavantajı ise sınırlı hücre sayısıdır. Hücre sayısının düşük olması  nakil sonrası kök hücrelerin hastanın kemik iliğine yerleşip yeniden kan üretimine geçme süresinin daha uzun olmasına veya naklin başarısız olmasına yol açabilmektedir. 
Kordon kanının kök hücre naklinde kaynak olarak en çok tercih edildiği hastalık grupları metabolizma hastalıkları, doğumsal bağışıklık sistemi yetersizlikleri ve kan ve lenf dokusu kanserleridir. Ayrıca doğumsal ve edinsel kemik iliği yetersizlikleri ile hemoglobinopatiler (akdeniz anemisi gibi) de diğer uygulama alanlarıdır. 

HEDEFE YÖNELİK TEDAVİLER VE YAŞAM KALİTESİ
Son yıllarda hızla gelişen teknoloji sayesinde bilinen kanser ilaçları (kemoterapi) ile birlikte veya tek başına kullanılabilen doğrudan kanserli hücrelere etki eden (hedefe yönelik)  ve/veya bağışıklık sistemini kansere karşı duyarlı hale getirerek kansere saldırmasını sağlayan ilaçlarla tedavi yapılmaktadır (İmmünoterapi). Bu durum hastaların yaşam süresi üzerine olumlu etki göstermektedir. Bu tedavilere ek olarak hastanın bağışıklık sistemini güçlendiren hücresel tedavilerde kullanılmaktadır. Bununla birlikte kanser tedavisinde hastanın yaşam kalitesi de önem kazanmaktadır. Hedefe yönelik ağızdan kullanılan bazı yeni ilaçlar kullanıma girmiştir. Bu ilaçlar sadece hastalığın seyrini değiştirmekle kalmamakta aynı zamanda tedavi için hastaneye gelme zorunluluğunu ortadan kaldırması, standart kemoterapilerle görülen yan etkilerin görülmemesi nedeniyle hastaların yaşam kalitesini de iyileştirmektedir. Nitekim son zamanlarda hastanın yaşam kalitesini ölçen skorlama sistemleri ile bu durum ölçülmekte, tedavi etkinliği ile beraber yaşam kalitesi büyük bir önem kazanmaktadır.
Hematolojik habis hastalıklar tedavisi için halen pek çok çalışma yapılmakta olup, gerek Amerika'da gerekse Avrupa'da onay almış ve kullanımda olan pek çok hedefe yönelik ajana ülkemizde de artık ulaşılabilmektedir. Bu hastalıklar için önemli bir tedavi seçeneği olan uygun zamanda ve uygun kişiye yapıldığı takdirde hayat kurtarıcı olan kemik iliği nakilleri de ülkemizde başarı ile uygulanmaktadır. Kemik iliği donör tarama havuzumuzun gelişmesi ve duyarlı insanlarımız sayesinde de uygun kemik iliğine erişim de zamanla artmaktadır. Öte yandan yeni gelişmekte olan hedefe yönelik ajanlar ve kişinin kendi bağışıklık sistemini kullanarak kanser hücresini ortadan kaldırmayı amaçlayan yeni tedaviler gelecek için umut ışığı olacaktır.

KONUŞMACILAR:

Prof. Dr. Güner Hayri Özsan – THD Yönetim Kurulu Başkanı
Dokuz Eylül ÜTF İç Hastalıkları ABD Hematoloji BD  

Prof. Dr. Muhlis Cem Ar- THD Yönetim Kurulu Genel Sekreteri
İstanbul Ü. Cerrahpaşa TF İç Hastalıkları ABD Hematoloji BD

Prof. Dr. Meltem Kurt Yüksel - THD Yönetim Kurulu Araştırma Sekreteri
Ankara ÜTF İç Hastalıkları ABD Hematoloji BD

Prof. Dr. Mehmet Akif Yeşilipek
Bahçeşehir ÜTF Medikalpark Antalya Hastanesi, Pediatrik Hematoloji Bölümü