Hematoloji Hekimlerinde Mevcut Antifungal Tedavi Yaklaşımı Anketi

29.06.2021

Hematoloji Hekimlerinde Mevcut Antifungal Tedavi Yaklaşımı Anketi

Türk Hematoloji Derneği Üyeleri’ne elektronik posta aracılığıyla toplam 23 sorudan oluşan anket ulaştırılmış ve toplam 73 hekim tarafından geri dönüş olmuştur.

Ankete Cevap Veren Hekimlerin Özellikleri:

Ankete cevap veren hekimlerin %63’ünün Üniversite Hastanelerinde, %30,1’inin Eğitim Araştırma Hastanelerinde, %5,5 ve %1,4’ünün ise sırasıyla özel ya da devlet hastanelerinde çalıştığı; bu hekimlerin %65,8’inin erişkin hematoloğu, %34,2’sinin ise çocuk hematoloji olduğu görülmüştür. Anketi cevaplayan hekimlerin %64’ü hematopoetik kök hücre nakli de yapmaktadır; ayrıca hekimlerin %8’inin sadece nakille ilgilenmektedir. Hekimlerin hematoloji alanındaki deneyim yılları sorgulandığında, 0-5 yıl %26, 5-10 yıl %25, 10-20 yıl %37 ve 20 yılın üzerinde %12 olarak bulunmuştur.

İnvazif Fungal Enfeksiyonlarda (IFI) Sıklık:

Hekimlerimizin %29’u ayda en fazla 1 IFI olgusu gördüğünü, %41’i 2-4, %30’u ise 5 ve daha fazla IFI olgusu tanısı koyduğunu belirtmiştir. COVID-19 Pandemisi döneminde IFI sıklıklarında azalma olmadığını söyleyen hekimler %40,6 iken, azalma olduğunu düşünen hekimler %20,5’tir. Bu soruyu hekimlerin %32,9’u kararsız yanıtını vermiştir.

IFI’de Antifungal Tedavi Yaklaşımı:

Febril nötropenilerde tedavi yönetiminin hekimlerin %72,6’sının merkezinde Enfeksiyon Hastalıkları hekimleri ve hematologlar tarafından birlikte belirlendiği, %9,6’sında sadece Enfeksiyon Hastalıkları bölümünce, %17,8’inde ise sadece Hematologlarca gerçekleştirildiği görülmüştür. Hekimlerin %54’ü IFI tedavisinde ampirik yaklaşım yaptıklarını, %46’sı ise preemptif tedavi uyguladıklarını belirtmiştir. Primer antifungal pro laksi altında olan hastalarda ise IFI tedavisini hekimlerin %45’i ampirik, %5’i ise preemptif olarak yaptıklarını ifade etmiştir.

IFI’de Testlere Ulaşım:

Anketi yanıtlayan hekimlere IFI tanısal testlerinden hangilerine erişimleri olduğu sorulmuş ve birden fazla yanıt verebilecekleri söylenmiştir. Buna göre hekimlerin en sık erişimi olan testin galaktomannan antijeni (%80,8) olduğu, Aspergillus PCR %23,3 hekimin, panfungal PCR %4,1 hekimin isteyebildiği görülmüştür. Hekimlerin %12,1’inin merkezinde herhangi bir IFI tanısal testin bakılamadığının görülmesi çarpıcıdır. Hekimlerin erişimi olduğu testlerin dağılımı Şekil 1’de sunulmuştur. Galaktomannan testini hekimlerin %46’sı haftada bir kez, %33’ü haftada iki kez istediğini belirtirken, %21’i hiç istemediklerini söylemiştir. Galaktomannan testi hekimlerin %17’sinin merkezinde 1 günde sonuçlanırken, %27’sinde 2-3 gün, %27’sinde 3-5 gün, %29’unda 5 günden uzun sürede sonuçlanmaktadır.

İnvaziv fungal enfeksiyon değerlendirmesinde radyolojik görüntüleme ile ilgili olarak;

Ankete katılan hekimlerin %45’i 5. günde, %39’u 3. günde ve %15’i ise 7. günde bilgisayarlı tomogra değerlendirmesi istediklerini belirtmiştir.

Katılımcıların %84’ü 1 gün içinde tomogra sonucuna ulaşmakta iken, %10’u 2-3 gün içinde ve %4’ü ise üç günden uzun sürede sonuçlara ulaşmaktadır.

İnvaziv fungal infeksiyon değerlendirmesinde bronkoalveolar lavaj (BAL) ile ilgili olarak; %52 oranında yapılabildiği bilgisi edinilmiştir.

12 kişi IFI araştırdığı <%5 hastasına, 16 hekim %5-20 hastasına, 8 hekim %20-50 hastasına ve 8 hekim de >50 hastasına BAL yaptırabildiğini iletmiştir.

İnvaziv fungal infeksiyon değerlendirmesinde histopatolojik değerlendirmeyi; Tüm hastalarında elde edebilen katılımcıların oranı %29 iken sadece yüzeyel doku biopsisi yaptırabilen hekimlerin yüzdesi %54’tür.

IFI pro laksisi ile ilgili olarak;

%78 oranında kemoterapi başlanması ile birlikte pro laksiye başlandığı gözlenmiştir. Geri kalanlar ise hastaneye yattığı zaman tedavi başlanan hasta grubunu oluşturmaktadır.

AML hastalarında indüksiyon sırasında antifungal pro laksi olarak %77 posakonazol, %25 ukonazol, %2,8 itrakonazol ve %4 lipozomal amfotericin başlandığı görülmüştür.

ALL hastalarında indüksiyon sırasında %18 oranında antifungal pro laksi kullanılmadığı görülmüştür. Yüzde 59 oranında ukonazol, %16 mikafungin, %15 posakonazol %7 lipozomal amfotericin ve %2 itrakonazol kullanıldığı belirtilmiştir.

Kök hücre nakli sırasında %64 oranında ukonazol, %57 oranında posakonazol, %15 mikafungin, %14 lipozomal amfotericin ve %1 itrakonazol kullanılmakta olduğu görülmüştür.

·       IFI takibi sırasında %95 oranında azol ilaç düzeyi takibi yapılmadığı gözlenmiştir.

·       IFI politikası ile ilgili yazılı SOP %72 oranında bulunmadığı gözlenmektedir.